Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2026/6132 E. , 2026/10108 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/100 E., 2013/229 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhu
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2026/6132 E. , 2026/10108 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/100 E., 2013/229 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.04.2026 tarihli ve KYB-2026/39661 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5237 sayılı Kanun'un 58/1. maddesinde yer alan, "Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez." şeklindeki düzenleme karşısında, somut olayda tekerrüre esas alınan Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2007 tarihli ve 2007/431 esas, 2007/647 sayılı kararın kesinleşme tarihinin 17.11.2008 olduğu, inceleme konusu karara konu suçun 26.02.2006 tarihinde işlendiği cihetle, anılan kararın tekerrüre esas alınamayacağı, dolayısıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Hükümlü hakkında tekerrüre esas alınan Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2007 tarihli ve 2007/431 Esas, 2007/647 Karar sayılı kararının, incelemeye konu dosyadaki suç tarihi olan 26.02.2006 tarihinden sonra 17.11.2008 tarihinde kesinleştiği, bu nedenle anılan kararın tekerrüre esas alınamayacağı ve hükümlünün adlî sicil kaydında tekerrrüre esas alınabilecek başkaca bir mahkûmiyet hükmünün de bulunmadığı anlaşılmakla, hükümlü hakkında hükmedilen cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2013 tarihli ve 2013/100 Esas, 2013/229 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin verdiği yetkiyle, “Hüküm fıkralarından 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımların çıkartılmasına, diğer hususların aynen korunmasına, infazın buna göre yapılmasına,” dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.