KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2026/6133 E., 2026/11321 K.
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/111 E., 2023/978 K
- Suç
- Hırsızlık İNCELEME KONUSU
- Karar
- Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet
Karar Detayı
664 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Başsavcılığının 02.04.2026 tarihli ve KYB-2026/39747 sayılı kanun yararına bozma isteminin. "1-Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay
15. Ceza Dairesinin 30/09/2019 tarihli ve 2017/15724 esas, 2019/9128 sayılı ilamında "....Sanığın 02/07/2009 tarihinde, bir gün önce işe başladığı müşteki ... ..'a ait ... bayiine şoför olarak çalıştığı, yine burada çalışan ... ... ile birlikte işyerine ait ... plaka sayılı fiat doblo marka araç ile su dağıtım işi yaptıkları sırada ... ...'ın araçtan ayrılması üzerine sanığın müşteki ...'a ait aracı götürerek iade etmediği;
...bu suretle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği işlediği iddia edildiği olayda, ...sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir..." şeklinde belirtildiği üzere; sanığın katılan ...'a ait cep telefonu alım satım ve tamiri alanında faaliyet göteren ...
İletişim isimli işyerinde suç tarihinden 2 gün önce işe alındığı, sanığın teknik serviste arızalı cep telefonlarının tamirini yapmak suretiyle çalıştığının sabit olması karşısında, sanığın zilyetliğin devri amacına aykırı olarak tamir amacıyla müşteriler tarafından bırakılan 9 adet cep telefonunu alarak iş yerinden ayrılması şeklinde gerçekleşen eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna vücut vereceği ve nitelikli hırsızlık suçunu oluşturmayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Sanığa yüklenen suçun hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulü halinde.
5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesinde düzenlenen suçun hükümden sonra 24/10/2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında,
sanık ile müşteki arasında 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Her ne kadar kanun yararına bozma istem yazısında "...sanığın katılan ...'a ait cep telefonu alım satım ve tamiri alanında faaliyet göteren ...
İletişim isimli işyerinde suç tarihinden 2 gün önce işe alındığı, sanığın teknik serviste arızalı cep telefonlarının tamirini yapmak suretiyle çalıştığının sabit olması karşısında, sanığın zilyetliğin devri amacına aykırı olarak tamir amacıyla müşteriler tarafından bırakılan 9 adet cep telefonunu alarak iş yerinden ayrılması şeklinde gerçekleşen eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna vücut vereceği ve nitelikli hırsızlık suçunu oluşturmayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği" belirtilmiş ise de; anlatılan oluşun inceleme konusu dosya ile bir ilgisinin bulunmadığı,
somut dosya kapsamına göre; hükümlünün, suç tarihinden bir ay kadar önce, tanık ...'in ...
Mahallesinde bulunan ... isimli oto tamir ve bakım üzerine faaliyet gösteren iş yerinde işçi olarak işe başladığı, katılan ...'in olaydan iki ay kadar önce eşi ... adına kayıtlı 07... plakalı aracını bu iş yerine tamir ettirmek amacıyla bırakıp tanık ...'e teslim ettiği, hükümlünün ise 13.05.2021 günü gece saat 02.30 sıralarında iş yeri önünde duran 07... plakalı aracı düz kontak yaparak çalıştırmak suretiyle çaldığı, aynı gece ...
Mahallesinde şikâyetçi ...'e ait park hâlinde bulunan 07... plaka sayılı aracın ve yine aynı mahallede park edilmiş olan şikâyetçi ... adına kayıtlı 07... plaka sayılı aracın akülerini de söküp çaldığı anlaşılmakla; hükümlüye suça konu araçlardan 07... plakalı aracın zilyetliğinin devredilmediği ve diğer iki araçla ilgili de böyle bir durumun söz konusu olmadığı dikkate alındığında, hükümlünün eylemlerinin hırsızlık suçunu oluşturduğu,
anılan eylemlerin, 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturmayacağı değerlendirilmekle, mahkemenin suç vasfının hırsızlık olduğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.