KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2026/9114 E., 2026/11963 K.
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2026
- Konu
- Dolandiricilik İban Magduriyeti
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2025/2110 E., 2026/1212 K
- Suçlar
- Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi, İlk Derece Mahkemesinin kararları kaldırılarak beraat
- Tebliğname görüşü
- Ret, düzeltilerek onama I. Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçu Yönünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 09.04.2026 tarihli ve 2025/2110 Esas, 2026/1212 Karar sayılı kararının, suça sürüklenen çocuklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Karar Detayı
480 kelime·2 dk okuma
Kanunu'nun 286/2-g maddesi uyarınca, on yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemelerinden verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II. Hırsızlık Suçu Yönünden İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, "suça sürüklenen çocuklar lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince görevlendirilen zorunlu müdafii ile temsil ettiren suça sürüklenen çocuklar lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm tarihine göre 45.000,00 TL. maktu vekâlet ücretinden, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafii ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife uyarınca ödenen ücretin mahsubu ile bakiye kalan vekâlet ücretinin hazineden alınıp suça sürüklenen çocuklara ayrı ayrı verilmesine karar verilmek suretiyle,