KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2006/10501 E., 2006/17447 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2006
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm davacı (karşı davalı) kadın tarafından nafaka, maddi ve manevi tazminat ve katkı payı yönünden; davalı (karşı davacı) koca tarafından da; davacı ...'ün açtığı boşanma davasında verilen hüküm, yoksulluk nafakası ve maddi tazminat yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle * boşanmaya sebep olan olaylarda kocasına ağır hakaretlerde bulunan kocasını istemediğini söyleyen davacı-davalı kadının daha ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına, davalı-karşı davacı (koca) nın kadının davasına karşı çıkmasının, itiraz hakkının kötüye kullanılması niteliğinde olup, Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşullarının gerçekleşmiş bulunmasına göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanmaya neden olan olaylarda daha fazla kusurlu eş lehine maddi tazminata ve yoksulluk nafakasına hükmedilemez. Türk Medeni Kanununun 174/1 ve 175. madde koşulları oluşmamıştır. Davacı-davalı kadının maddi tazminat ve yoksulluk nafakası istemlerinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü doğru görülmemiştir.
3-Davacı-(karşı davalı) kadın; dava dilekçesinde, evlenmelerinden kısa bir süre sonra, takılarının davalı tarafından alındığını ileri sürerek, takılarının tamamının ve evlilik birliği içinde edinilen nakti menkül ve sair bütün malların yarısının kendisine verilmesini de istemiş ve bu talebini harçlandırmıştır. Davacının takılarla ilgili isteği, kişisel malın iadesi niteliğindedir, evlilik birliği içinde edinilen mallarla ilgili isteği ise, artık değere katılmaktan kaynaklanan katılma alacağı (TMK.231-239) niteliğindedir. Kocanın açtığı boşanma davasında verilen boşanma hükmü, temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olduğu gözetilerek davacının bu talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlarda hüküm kurulmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2006/10501, K. 2006/17447, 12 Aralık 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama