KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2006/9838 E., 2006/12306 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2006
- Mahkemesi
- Bakırköy 3. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 30.03.2005
- Numarası
- 442 - 331
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Tebligat tebliğ yapılacak kişiye bilinen en son adresinde yapılır. ( Tebligat Yasası md. 10 ) Tebliği olacak kişi bu adreste bulunmamışsa tebliğ memuru bulunabileceği yeni adresi araştırır. Bulamazsa durumu mahalle, köy muhtarlıklarına doğruluğunu onaylatmak suretiyle tespit eder. ( Tebligat Yasası md. 28 ) Durumu tebliği çıkaran kuruluşa bildirir.
İlgili kuruluş tebliği ancak kişi memursa ve esnaf ise adresini mensubu oldukları teşkilatlardan, avukatların adresini barodan, Adalet Bakanlığından, askerse askerlik şubesinden , Savunma Bakanlığından ve nüfusa kayıtlı olduğu yerden sorarak öğrenmeye çalışır. ( Tebligat Tüzüğü md. 13 ) Tebligat Tüzüğünün 13. maddesine göre yapılan soruşturmaya rağmen ikametgahı, oturduğu yer veya işyeri bulunamamış ise o halde kişinin adresinin meçhul olduğu kabul edilecek (Tebligat Tüzüğü md. 46 ) ilanen tebligata karar verilebilir.
Mahkemece bu araştırmalar yapılarak davalıya dava dilekçesinin ilanen tebliğine karar verildiği, ilanen kendisine tebligat yapılacak kimsenin öğrenmesine en uygun şekilde ulaşacağı bir gazetede ilanın yapıldığı anlaşılmıştır.
Ne var ki tebliğ edilecek belgeler bir ay süre ile tebliği çıkaran merciin herkesin kolayca görebileceği bir yerinde ( mahkeme divanhanesinde) askıya çıkarılması gerekirken tebligatın mahkeme divanhanesinde yasal kurallara uygun olarak askıya çıkarılmamış olması yasaya aykırıdır. ( Tebligat Kanunu md. 29 )
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73. maddesi uyarınca taraflar çağırılmadıkça haklarında hüküm kurulamaz. Olayımızda davalının duruşmalara usulüne uygun olarak çağırılmadığı, savunma hakkının kısıtlandığı anlaşıldığından, yokluğunda yapılan tahkikat sonunda oluşturulan hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2006/9838, K. 2006/12306, 25 Eylül 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama