KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2007/1127 E., 2007/13010 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2007
- Mahkemesi
- Sultanbeyli Asliye Hukuk ( Aile ) Mahkemesi
- Tarihi
- 3.10.2006
- Numarası
- 121 - 560
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur, tazminat, nafaka, ziynet eşyaları ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının nafakalara yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanmaya sebep olan olaylarda; kocasına hakaret eden davacıya göre karısına fiziksel şiddet uygulayan ve evden kovan davalı koca daha ağır kusurludur.
* Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. maddesi, evi birlikte seçeceklerini , birliğin giderlerine güçleri oranlarında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (MK.Md,4 BK.md.42 ve 44 ) dikkate alınarak * davacı yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
3-Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen * davacının ağır yada eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. 4 BK. 42,43,44,49) dikkate alınarak * davacı yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
4-Davacı kadının dava konusu ziynet eşyalarını yanına alamadan dövülerek evden atıldığı tanık beyanları ve tüm dosya kapsamıyla sabittir. Ziynet eşyalarına yönelik isteğin kabulü gerekirken reddi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2007/1127, K. 2007/13010, 1 Ekim 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama