KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2007/1759 E., 2007/15288 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2007
- Mahkemesi
- Ankara 5.Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 15.11.2006
- Numarası
- Esas no:2004/1107 Karar no:2006/1171
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı (koca) tarafından velayet, nafakalar, maddi tazminat, karşı dava ile ilgili kurulan hüküm ve vekalet ücreti yönünden, davalı-karşılık davacı (kadın) tarafından da, nafakalar ve manevi tazminat yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-karşılık davacı (kadın), süresinden sonra verdiği cevap dilekçesiyle; ziynetler ve eşyaların iadesi için karşılık dava da açmıştır. Karşılık dava, ziynet ve eşyalara yöneliktir. Davacı-karşılık davalı vekili, karşı davanın süresi içinde açılmadığını süresinde ilk itiraz olarak (HUMK.m.187/8) ileri sürmüştür. Bu durumda, ziynetler ve eşyalara ilişkin karşı davanın tefrikine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-15.10.2001 doğumlu T.... H...'in davacı-karşılık davalı kocanın başka kadınla evlilik dışı ilişkisinden doğduğu, bu çocuğun tanıma yoluyla davacının hanesine tescil edildiği anlaşılmaktadır. Bu çocuğun annesi davalı-karşı davacı olmadığı halde, velayetinin davalı-karşı davacı kadına verilmesi doğru görülmemiştir.
4-Boşanmaya sebep olan olaylarda başka kadınla yaşayan ve bu kadından çocuk sahibi olan davacı-karşı davalı koca tamamen kusurlu olup, kadına atfedilebilecek bir kusur bulunmamaktadır.
Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen * kadının ağır yada eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. 4 BK. 42,43,44,49) dikkate alınarak *kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2007/1759, K. 2007/15288, 7 Kasım 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama