KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2007/1772 E., 2007/15230 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2007
- Mahkemesi
- Çubuk Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 9.10.2006
- Numarası
- Esas no:2005/469 Karar no:2006/367
Karar Metni
457 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm davacı-karşılık davalı (kadın) tarafından tedbir ve yoksulluk nafakası ve tazminatlar yönünden, davalı-karşılık davacı (koca) tarafından da; kendi davası, ziynetler ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Toplanan delillerden, davacı-karşılık davalı kadının da kocasına "..sen erkek misin, ne biçim erkeksin, salak, manyak, aptal" gibi sözler sarfederek, kayınbabasına da "..terbiyesiz, şerefsiz" şeklinde sözlerle hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Gerçekleşen olaylar karşısında davalı-karşılık davacı koca da dava açmakta haklıdır.
Davalı-karşılık davacı kocanın boşanma davasının da kabulüne karar verilmesi gerekirken, isteğin reddi doğru değil ise de, kadın tarafından açılan boşanma davası kabul edilerek, tarafların boşanmalarına karar verilmiş ve hükmün bu bölümü temyizin şumulü dışında tutularak kesinleşmiş olduğundan, davalı-karşılık davacının boşanma isteğinin konusu kalmamıştır.
Bu husus gözetilerek karşılık davadaki boşanma talebiyle ilgili olarak "bu talep konusuz kaldığından" karar verilmesine yer olmadığına karar verilmeli, karşılık davadaki boşanma dışındaki diğer talep ve yargılama giderleri yönünden hasıl olacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerektiği gözetilmelidir.
3-Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanununun 174/1. ve 2. maddesi gereğince maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi için, tazminat isteyen tarafın kusursuz veya daha az kusurlu olması zorunludur. Davacı-karşılık davalı kadın boşanmada eşit kusurlu olduğuna göre, isteğin reddi gerekirken, kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmolunması doğru görülmemiştir.
4-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan , özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1) geçimine, (TMK md.185/3) malların yönetimine (TMK. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.169). O halde dava tarihinden geçerli olmak üzere, herhangi bir işi ve geliri olmayan * davacı-karşılık davalı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 185/3, 186/3 maddelerine uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2007/1772, K. 2007/15230, 7 Kasım 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama