KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2007/21581 E., 2009/3642 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2009
- Mahkemesi
- Kayseri 3. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 9.10.2007
- Numarası
- Esas no:2006/877 Karar no:2007/1062
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün * duruşmalı temyiz eden davacı Ü.. D.. ile vekili Av. K.. Ö..m geldi. Karşı taraf temyiz eden davalı tebligata rağmen gelmedi.Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı koca tarafından Almanya’da açılan boşanma davası, kocanın tamamen kusurlu olduğu kabul edilerek red edilmiştir. Bu tarihten sonra tarafların bir araya gelmedikleri de anlaşılmaktadır.
Yabancı mahkemede verilen red kararı Türkiye’de tanınmamış ise de ; takdiri delil olarak değerlendirilmesinde yasal bir engel bulunmamaktadır. (HUMK md. 296/son)
Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davacının evlilik birliğine ilişkin görevlerini yerine getirmediği , evi terk ettiği, eşine hakaret ettiği ve onu başka bir kadınla aldattığı anlaşılmaktadır. Davalının da kocasına hakaret ettiği gerçekleşmiştir.
Gerçekleşen olaylara göre davacı kocanın daha fazla kusurlu olduğu tartışmasızdır. Bu halde boşanmaya karar verilebilmesi için davalının itirazının, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunun ve evlilik birliğinin devamında davalı eş ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yararın kalmadığının belirlenmesi gerekir. (TMK.md.166/2)
Dosyadaki delil ve olgular, davalının itirazının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu kabule yeterli olmadığı gibi davalı kadının herhangi bir geliri bulunmadığı ve tarafların 2002 doğumlu erkek bir çocuklarının olduğu gözetildiğinde evliliğin devamında davalı eş ve çocuk bakımından korunmaya değer yararın bulunduğu açıktır.Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşulları oluşmamıştır.
O halde isteğin reddi gerekirken yetersiz gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Toplanan delillerden davacı kocanın ağır kusurlu olmasına karşın davalı kadının da davacı kocaya hakaret ettiği Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşulları gerçekleştiği anlaşılmakla kararın onanması gerekir.Değerli çoğunluğun bozma gerekçesine bu nedenlerle katılamıyoruz.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2007/21581, K. 2009/3642, 3 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama