KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2007/3757 E., 2007/17781 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2007
- Mahkemesi
- Ankara 4. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 22.12.2006
- Numarası
- Esas no:2006/805 Karar no:2006/1321
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Her ne kadar ihtar kanuni şekil ve sürelere (TMK.md.164) uygun isede, yapılan soruşturmaya,toplanan delillere, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının, tarafların birlikte (TMK.md.186) veya Türk Medeni Kanununun 188.maddesindeki şartların oluşması sebebiyle eşlerden biri tarafından seçilen ya da hakim tarafından belirlenen (TMK.md.195) bağımsız bir eve davet edilmediğinin anlaşılmasına ve böylece davalının ihtara uymamakta haklı görülmesine göre davacı-karşı davalının temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı karşı davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)İhtar isteği, önceki olayların hoşgörü ile karşıladığını ve boşanma sebebi yapılmadığını gösterir. Bu bakımdan ihtardan önceki olaylara dayanılarak, artık davalı-karşı davacı kusurlu sayılamaz. Boşanmaya sebep olan olaylarda eşini götürüp ailesine bırakan ve birlik görevlerini yerine getirmeyen davacı karşılık davalı (koca) tamamen kusurlu olduğu halde, tarafların “eşit kusurlu” kabul edilmeleri doğru değil ise de, Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı olarak kurulan hüküm sonucu bakımından doğru olduğundan gerekçedeki yanlışlık bozma sebebi yapılmamış, davalı karşı davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazları ile aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer hususlara ait temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
b)Davalı-karşı davacının maddi tazminat isteği Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi kapsamında olmayıp, ziynet eşyaları karşılığıdır. Bu istek boşanmanın eki niteliğinde olmayıp nisbi harca tabidir. Nisbi harç noksanlığının tamamlanması için davalı-karşı davacıya süre verilmesi , harç noksanlığının tamamlanması halinde, isteğin esasının incelenmesi gerekirken kesin hüküm oluşturacak şekilde ret hükmü kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2007/3757, K. 2007/17781, 26 Aralık 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama