KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2008/10818 E., 2009/13095 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2009
- Mahkemesi
- Korkuteli Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 5.2.2008
- Numarası
- Esas no:2006/77 Karar no:2008/30
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Davalının temyizi yönünden yapılan incelemede;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı için dava tarihinden boşanma hakkındaki kararın kesinleşmesine kadar tedbir, kararın kesinleşmesinden sonra ise yoksulluk nafakası olarak 75 TL. takdir edildiğinin anlaşılmasına, hükümde iştirak nafakası olarak yazılmasının maddi hataya dayanmasına göre davalının temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacının temyizinin incelenmesine gelince;
Taraflar arasında evlilik tarihinden itibaren cinsel birlikteliğin kurulmadığı sabittir. Her ne kadar alınan raporlarda tarafların cinsel beraberliğe engel teşkil edecek ruhsal ve fiziksel bir rahatsızlıklarının bulunmadığı tespit edilmiş ise de; davalı koca tarafından, davacının cinsel beraberlikten kaçındığına dair bir delil ortaya konulmadığına göre, cinsel birleşmeyi gerçekleştiremediği anlaşılan davalı koca boşanmaya yol açan olaylarda tamamen kusurludur.
Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı kadının ağır yada eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md. 4 BK. md. 42,43,44,49) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2008/10818, K. 2009/13095, 2 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama