KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2008/2700 E., 2009/5441 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2009
- Mahkemesi
- Sakarya 1.Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 28.11.2007
- Numarası
- Esas no:2004/477 Karar no:2007/686
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm davacı-davalı koca tarafından kusur, velayet nafakalar, manevi tazminat ve ziynetler yönünden, davalı-davacı tarafından kocanın boşanma davası, yargılama gideri, vekalet ücreti ve tedbir nafakası yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı kadının tüm, davacı-davalı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Hüküm altına alınan ziynetlerin adet, değer ve cinsleri ayrı ayrı gösterilmeyip bilirkişi raporuna atıf yapılmıştır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388/5. maddesi, hükmün sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yükletilen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer, birer, açık , şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesini emredici kural olarak getirmiştir. Gerekçeli kararın da kısa karara uygun düzenlenmesi zorunludur. (HUMK. m. 381/2).
Dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde * hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2008/2700, K. 2009/5441, 24 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama