KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2008/3376 E., 2009/9459 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- Ankara 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 14.12.2006
- Numarası
- Esas no: 2005/780 Karar no: 2006/1258
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün temyiz eden davalı Ç.A.ile karşı taraf vekili Av. T.A. A. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Davalıya yargılama sırasında çıkartılan tüm tebligatlar usulsüz olup, aynı adrese Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca yapılan gerekçeli karar tebliği de usulüne uygun sayılamayacağından davalının temyizi süresinde kabul edilmiştir.
2-Hükmün temyizen incelenmesine gelince;
Tebligat yasasının 20,21 ve özellikle tüzüğün 28. maddesi uyarınca muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir.
Gösterilen şekil geçerlilik koşuludur.(Y.H.G.K.nun 29.12.1993 tarihli 1993/18-778-876 sayılı kararı) Olayımızda muhatabın ne sebeple adreste bulunmadığı tevsik edilmemiştir. (Teb.K.md.23/7) Bu hali ile *davalı adına çıkartılan dava dilekçesi tebligatında komşu imzası veya imzadan imtina ettiğine dair bir beyan bulunmadığından tebligat geçersizdir. Bu durum savunma hakkını kısıtlayan önemli bir usul hatasıdır.
O halde mahkemece davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününün usule uygun olarak tebliği ve gösterdiği takdirde delillerinin toplanması ve hasıl olarak sonucuna göre karar vermek gerekirken davalının yokluğunda hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2008/3376, K. 2009/9459, 12 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama