KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2008/3994 E., 2009/7143 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Didim /Yenihisar Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 12.12.2007
- Numarası
- Esas no:2004/6 Karar no:2007/546
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm davacı tarafından kusur, tazminatlar ve nafaka yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Davacı tanığı Z..’nin beyanında geçen olaydan sonra tarafların barıştıkları ve uzun süre birlikte yaşadıkları anlaşılmaktadır. Barışmadan önceki olaylar, boşanma sebebi oluşturmaz.Barışmadan sonra da, taraflar arasında evlilik birliğini temelinden sarsar nitelikte bir olayın varlığı kanıtlanamamıştır.
Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.Ancak bu yön temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2-Temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemeye gelince;
a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle * davacının yoksulluk nafakası talebinin bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b)Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1) geçimine, (TMK md.185/3) malların yönetimine (TMK. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.169). O halde.
Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davacı kadın * yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2008/3994, K. 2009/7143, 14 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama