KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2008/5607 E., 2009/8145 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Soma Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 1.11.2007
- Numarası
- Esas no: 2003/404 Karar no: 2007/565
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm her iki boşanma davası yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1) Davacı-davalı kadın dava dilekçesinde ziynet eşyalarının aynen iadesi, olmazsa bedelinin tahsilini de talep etmiş, başvurma harcını yatırmıştır. Mahkemece Harçlar Kanununun 30. maddesi gereğince nisbi harcın tamamlanması için verilen sürede harç tamamlanmamıştır. Bu husus göz önüne alınarak davacı-davalının ziynetlere yönelik davası hakkında, davanın başvuruya bırakılıp üç aylık yenileme süresinin bitiminde de açılmamış sayılmasına karar verileceği yerde atiye bırakılması usul ve yasaya aykırıdır. Ancak bu yön temyiz edilmediğinden bozma nedeni sayılmamış yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2) Yapılan soruşturma, toplanan delillerle *ceza dosyası kapsamından davacı-davalı kocanın kadına şiddet uyguladığı, kadının şikayetinden vazgeçtiği, ancak şikayetten vazgeçmesinin kocasını cezadan kurtarmak amacına yönelik olup, af niteliğinde olmadığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen olaylara göre sadakatsiz kadın ağır kusurludur. Ancak eşine şiddet uygulayan koca da kusurludur. Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşullarının gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı-davalı kadın da dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, davacı-davalı kadının da davasının kabulüne (TMK.md. 166/2) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2008/5607, K. 2009/8145, 28 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama