KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2008/8063 E., 2009/10177 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- Bozdoğan Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 14.12.2007
- Numarası
- Esas no: 2005/114 Karar no: 2007/238
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm her iki dava yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Boşanma davası yönünden;
Dava ve taraf ehliyeti kamu düzenine ilişkin olup, mahkemelerce doğrudan doğruya (resen) gözönünde tutulur. Davada *davalı kocanın ruhsal rahatsızlığı ileri sürülmüş ve bu iddia dosya arasındaki bir kısım delil İle doğrulanmış bulunmasına göre mahkemece yapılacak iş, Türk Medeni Kanununun 405 ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 42.maddeleri uyarınca *davalı kocanın vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğinin araştırılması ve bu hususun bir ön mesele sayılması ve sonucuna kadar yargılamanın bekletilmesin den ibarettir. Bu yön gözönünde tutulmadan yargılamaya devam olunarak işin esası hakkında karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
2-Ziynetlere ilişkin dava yönünden;
Davacı kayınvalidesi aleyhine açtığı davada ziynetlerin aynen, olmadığı takdirde bedelinin tahsilini istemiştir. Açılan dava, boşanma davası ile birleştirilmiş aile mahkemesi sıfatıyla hüküm kurulmuştur.
Bu talep 4787 sayılı Kanunun 4/1. maddesi uyarınca 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun üçüncü kısmı hariç ikinci kitabından kaynaklanan bir dava değildir. Genel mahkemeler görevlidir. Görev kamu düzenine ilişkindir. Yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekir. O halde bu talep yönünden tefrik kararı verilerek Asliye Hukuk Mahkemesi olarak yargılama yapılıp hüküm kurulması gerekirken, bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2008/8063, K. 2009/10177, 28 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama