KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/12402 E., 2009/16406 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Antalya 3.Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 1.11.2007
- Numarası
- Esas no:2006/178 Karar no:2007/1277
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle boşanmaya yol açan olaylarda eşine sürekli ağır hakaretlerde bulunan, ortak konutta yangın çıkaran, eşini tehdit eden davalı-davacı kadın ile eşine şiddet uygulayan güven sarsıcı davranışlarda bulunan davacı-davalı kocanın eşit kusurlu olduklarının anlaşılmasına göre, davalı-davacının aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı kadın 4.7.2007 tarihli dilekçesinde aile konutu olan taşınmazın Türk Medeni Kanununun 174/1.maddesi anlamında tazminat olarak verilmesini istemiştir. Mahkemece bu konuda olumlu olumsuz bir hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırıdır.
3-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK.m.175) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davalı-davacı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.
4-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre 4.8.1997 doğumlu küçüğün ihtiyaçlarına nazaran takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/12402, K. 2009/16406, 1 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama