KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/12901 E., 2010/3901 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2010
- Mahkemesi
- Şereflikoçhisar 2.Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 31.3.2009
- Numarası
- Esas no:2007/149 Karar no:2009/38
Karar Metni
196 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Toplanan delillerden davacı ile davalı A.'nın 1972 yılında evlendikleri, yurt dışında yaşadıkları, Türkiye'ye geldiklerinde dava konusu evde kaldıkları, Türkiye'de başka konutlarının olmadığı ve bu taşınmazın aile konutu olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında davacının talebinin kabulü gerekirken yazılı şekilde ret hükmü kurulması doğru görülmemiştir.
KARŞI OY YAZISI
Eserlerimizde aile konutu "sürekli olarak barınmak üzere kullanılan ve aile yaşamının yoğunlaştığı oturma yeri" olarak tarafımızdan tanımlanmıştır. Uzun yıllardır yurtdışında yaşamakta olan tarafların bazı yıllar keyfe keder gelip keyfe keder sürede kaldıkları bir konutun aile yaşamının yoğunlaştığı oturma yeri olarak tanımlanabilmesi mümkün müdür? Elbette değildir. Dava konusu konut AİLE KONUTU olmayıp İKİNCİL NİTELİKTE KONUT sayılabilir. İkincil nitelikteki konutlara Türk Medeni Kanununun madde 194/3 hükmüne göre aile konutu şerhi konulması mümkün değildir. Farklı düşünüyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/12901, K. 2010/3901, 2 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama