KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/19721 E., 2010/21042 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Pülümür Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 17.6.2009
- Numarası
- Esas no:2008/16 Karar no:2009/13
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı kadın tarafından eşya ve ziynet eşyaları hakkında harcı verilerek usulüne uygun açılmış bir dava ve karşı davası bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin dışındaki temyiz itirazları yersizdir.
2-Toplanan delillerden davalı kadının kocasını eski erkek arkadaşı ile kıyasladığı davacı kocanın da eşini bakire olmamakla suçlayıp, ailesine karısını gelip götürmelerini söylediği boşanmaya neden olan olaylarda kusurun ağırlığının davacı kocada olup Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşullarının oluştuğu anlaşılmaktadır.
a)Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 BK. md. 42,43,44,49) dikkate alınarak davalı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
b)Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK.m.175) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davalı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/19721, K. 2010/21042, 14 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama