KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/20084 E., 2009/22448 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2009
- Mahkemesi
- Ankara 2.Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 17.9.2009
- Numarası
- Esas no:2009/815 Karar no:2009/1093
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Taraflar 8.8.1990 yılında evlenmişler, davalı kadın 12.3.2001 tarihinde izinle Türk vatandaşlığını kaybetmiştir.
Alman vatandaşı olan davalı kadın tarafından Almanya'da Schwabisch Gmünd Asliye Hukuk Mahkemesine açılan davada 6.4.2005 tarihinde verilen karar uyarınca taraflar boşanmışlar ve bu karar 20.5.2005 tarihinde kesinleşmiştir.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Usulü Kanununun 14. maddesine göre "boşanma ve ayrılık sebepleri ve hükümleri eşlerin müşterek milli hukukuna tabidir. Tarafların ayrı vatandaşlıkta olmaları halinde müşterek mutat mesken hukuku bulunmadığı takdirde Türk hukuku uygulanır".
Davalı kadının yerleşim yeri olan Almanya'da açtığı boşanma davasında Alman hukuku uygulanmış, davacı koca tarafından o davada herhangi bir itirazda bulunulmamıştır. Davalı kadın 5.7.2006 tarihinde Almanya'da evlenmiştir.
Yabancı mahkeme kararının kesinleştiği 20.5.2005 tarihinden sonra davalı kadın açısından Türk hukukuna göre sadakat yükümlülüğünden sözedilemez.
O halde davacı kocanın tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken davalı kadının başka bir erkekle yaşadığı sebebiyle kusurlu olduğundan bahisle aleyhine tazminata hükmedilmesi doğru bulunmamıştır.
KARŞI OY YAZISI
Taraflar arasındaki evlilik birliği yabancı mahkemece verilen boşanma kararının tanınmasına karar verilmesi ve bu tanıma kararının kesinleşmesi ile sonlanmıştır. Tanıma kararına konu yabancı mahkemekararında koca tam kusurlu, kadın kusursuz kabul edilmiştir. Türk Medeni Kanununun 174/1-2 maddesi şartları bu sebeple oluşmamıştır. Değerli çoğunluğun farklı düşüncesine katılma olanağım yoktur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/20084, K. 2009/22448, 24 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama