KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/22118 E., 2010/2791 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Yomra Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 5.6.2008
- Numarası
- Esas no: 2008/17 Karar no: 2008/61
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 11.11.2009 tarihinde tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmedi.İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Davalı, .... parsel sayılı taşınmazdaki payını dava tarihinden önce 04.12.2007 tarihinde üçüncü kişiye devretmiş, bu parseldeki payı üzerinde mülkiyet hakkı kalmamıştır. Bu durumda bu parselle ilgili isteğin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3- Türk Medeni Kanununun 199. maddesi koşullarının oluşması halinde , belirlenen malvarlığı değerleriyle ilgili davalının tasarruflarının davacı eşin rızasıyla yapılabileceğine karar verilir. Taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisinin sınırlanması halinde durum resen tapuya bildirilir. Yasal düzenlemeye göre kocanın belirlenen taşınmazları üzerindeki tasarruflarının davacı eşin rızası ile yapılabileceğine ve bu durumun tapu kütüğüne şerh edilmesine şeklinde karar verilmesi gerekirken , ihtiyati tedbirlerin evlilik birliğinin resmi olarak bitimine kadar devamına şeklinde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
4-Davacının kira gelirleri ile ilgili talebi, Türk Medeni Kanununun 198. maddesine dayanmaktadır. Bu madde gereğince eşlerden biri birliğin giderlerine katılma yükümlülüğünü yerine getirmediği takdirde hakim, onun borçlularına ödemeyi tamamen veya kısmen diğer eşe yapmalarını emredebilir. Ancak bu tedbir davacının ayrı yaşama süresince geçerli olur. Koşullar değiştiğinde bu önlemin istem üzerine kaldırılması imkan dahilindedir. (TMK. m. 200) Açıklanan yasal düzenleme dikkate alınmadan evlilik süresince kira gelirlerinin davacı kadına ödemesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/22118, K. 2010/2791, 17 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama