KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/5029 E., 2010/10106 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ankara 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 12.01.2009
- Numarası
- Esas no:2008/546 Karar no:2009/8
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün davacı-karşılık davalı (koca) tarafından her iki davaya ş. olmak üzere temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 25.05.2010 günü temyiz eden davacı-karşı davalı vekili Av. G.. C. D. gedi. Karşı taraf tebligata rağmen gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-karşılık davalı kocanın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocukla kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun yüksek yararı yanında analık ve babalık duygusunu tatmin de önemlidir. Velayetin kullanılması davalı-karşılık davacı (anneye) bırakılan müşterek çocuk E. 19.02.2004 doğumludur. Yaşı nazara alınarak baba ile yaz dönemi dışında da yatılı kalacak şekilde kişisel ilişki tesisi gerekirken, gerekçesi açıklanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
3-Davacı-karşılık davalı, eşinin çalıştığını ve geliri bulunduğunu ileri sürdüğüne göre, davalı-karşılık davacının sürekli ve düzenli gelirinin ve malvarlığının bulunup bulunmadığı, bu hususta davacı-karşılık davalının bilgisine başvurulmak suretiyle ve davalı-karşılık davacının bildirdiği yeni adresinden de bu konuda araştırma yapılmadan eksik inceleme ile kadın yararına yoksulluk nafakası takdir edilmesi de isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/5029, K. 2010/10106, 25 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama