KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/5251 E., 2009/5251 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- Kırıkhan Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 18.09.2007
- Numarası
- Esas no:2007/207 Karar no:2007/453
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Davacı-karşı davalı S.1.8.2006 tarihinde Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayanarak açtığı davasından, 2.8.2006 tarihinde feragat etmekle, bu tarihten önce yaşanan olayları affetmiş, en azından hoşgörüyle karşılamış sayılır.Bu tarihten sonra eşler arasında yaşanan yeni bir olayın varlığı da kanıtlanamamıştır. Tek başına fiili ayrılık boşanma nedeni olmayıp, terk hukuki sebebine dayalı bir dava da bulunmamaktadır.
Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
2-Asıl boşanma davası üzerinde birleştirilen 2007/165 esas sayılı davada; davalı-karşı davacı E., boşanma davasındaki tedbir nafakasından ayrı olarak, Türk Medeni Kanununun 197. maddeye dayalı tedbir nafakası isteminde bulunmuştur. Bu istek hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmemiş olması da usul ve yasaya aykırıdır.
3-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1) geçimine, (TMK md.185/3) malların yönetimine (TMK. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.169). O halde.
Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı-karşı davacı E.* yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/5251, K. 2009/5251, 4 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama