KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/6704 E., 2010/8592 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Hayrabolu Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 24.12.2008
- Numarası
- Esas no:2008/188 Karar no:2008/310
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle hüküm fıkrasında Türk Medeni Kanununun 166/1.maddesi yazılacağı yerde, Türk Medeni Kanununun 166/3.maddesinin yazılmasının maddi hatadan kaynaklandığının anlaşılmasına göre davalının temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Davacı kadının 24.11.2008 tarihli dilekçesinden, birleşen davadaki manevi tazminat isteminin Türk Medeni Kanununun 174/2.maddeye dayalı olduğu ve toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda, sadakatsiz davranan davalı kocanın tamamen kusurlu bulunduğu anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 BK. md. 42,43,44,49) dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
b-Davacı kadının birleşen nafaka davası kabul edildiği halde nafakanın başlangıç tarihinin birleşen dava tarihi olan 8.4.2008 olması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/6704, K. 2010/8592, 29 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama