KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/7990 E., 2010/12463 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Mut Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 30.12.2008
- Numarası
- Esas no:2008/147 Karar no:2008/668
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün her iki dava yönünden temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 23.06.2010 günü duruşmalı temyiz eden R. Y. vekili Av. K. K. ve karşı taraf temyiz eden E. Y. vekili Av. A. D. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Borçlar Kanununun 42 ve 44. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK.md.174/1) ve manevi (TMK .md. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
3-Davacı-davalı koca evlilik birliği sırasında eşi ile ortak işlettikleri otobüs nedeniyle uğradığı zarar karşılığı maddi tazminat isteğinde bulunmuştur. Bu istek, boşanmanın eki niteliğinde olmayıp ayrıca nispi harca tabidir. Başvuru harcı bu isteği de kapsamaktadır. Mahkemece davacı-davalı kocaya bu istekle ilgili nispi harcın tamamlanması (Harçlar Kanunu md.30-32) için süre verilmeden usulünce dava açılmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/7990, K. 2010/12463, 23 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama