KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2009/9797 E., 2010/11426 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1- Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1) geçimine, (TMK md.185/3) malların yönetimine (TMK. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak ve davacı kocanın askerde bulunduğu dönemler haricinde kalan süre için davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, bu yönün düşünülmemesi doğru olmamıştır.
KARŞI OY YAZISI
Toplanan deliller ve özellikle dinlenen davacı tanıklar, ... ve ...’nın aksi kanıtlanmayan beyanlarına göre davalı kadının eşini aldattığını söylemek suretiyle onu aşağıladığı gerçekleşmiştir. Açıklanan sebeplerle davacı koca dava açmakta haklıdır. Boşanma hükmünün onanması gerektiği görüşü ile sayın çoğunluğun bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak etmiyoruz.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2009/9797, K. 2010/11426, 9 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama