KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/10443 E., 2011/11107 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Trabzon Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 11.03.2010
- Numarası
- Esas no:2007/298 Karar no:2010/119
Karar Metni
247 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı vekiline delil listesini ibraz etmesi için 04.10.2007 tarihinde, ikinci olarak da 11.12.2007 tarihinde 30 günlük süre verilmiş; duruşma 21.02.2008 tarihine bırakılmıştır. Davacı vekili, 30 günlük süreyi geçirerek, 21.02.2008 tarihli oturumda sunduğu delil listesindeki delillerinin toplanmasını (tanıkların dinlenmesini) istemiş; mahkemece davalı vekilinin bu isteği reddedilerek; toplanan delillere göre, dava karara bağlanmıştır.
Usulüne uygun olarak verilen ikinci sürenin kesin olduğu açıkça belirtilmese bile, verilen ikinci süre kanunen kesin süre niteliğindedir. (HUMK.md.163). Mahkemenin kesin sürenin geçirilmesi nedeniyle davacı delil listesindeki delilerini toplamamış olması usule uygundur. Ancak, delilin sadece delil listesi ile bildirilmesi gerekmez. Dava dilekçesi veya cevap dilekçesi içinde de delil bildirilmesi olanaklıdır.
Davalı vekili cevap dilekçesinin 4.bendinde "K.E." adlı kişinin dayandığı vakıaya tanık olduğunu bildirmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı tanığı K.E.'ın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 253. ve devamı maddesi gereğince dinlenip, tüm delillerin birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre karar vermek gerekirken; davalıya bu olanak tanınmadan; eksik incelemeyle, davalının savunma hakkını kısıtlayacak şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup; bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/10443, K. 2011/11107, 22 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama