KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/10647 E., 2011/11584 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Antalya 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 03.02.2010
- Numarası
- Esas no: 2006/619 Karar no:2010/68
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kadının boşanma davası, kusur, tazminatlar, nafakalar ve velayet yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-davalı kadının tüm, davalı-davacı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı koca akıl hastası olup, vesayet makamınca kısıtlanmıştır. Akıl hastası olan bir kimsenin davranışı iradi olmadığından; kendisine bir kusur yüklenemez. Davacı-davalı kadının akıl hastalığına dayalı bir davası (TMK.md.165) da yoktur. Davacı-davalı kadın Türk Medeni Kanununun 166/1-2.maddesinde düzenlenen evlilik birliinin temelinden sarsılması nedenine dayalı olarak boşanma davası açmıştır.
Türk Medeni Kanununun 166/1-2.maddesi uyarınca boşanmaya karar verebilmek için, en azından davalının az da olsa kusurunun varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Açıklandığı gibi, davalı-davacı koca akıl hastası olduğundan kendisine bir kusur yüklenemez. O halde, davacı-davalı kadının şiddetli geçimsizlik nedenine dayalı davasının reddi gerekirken; yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup; bozmayı gerektirmiştir.
3-Toplanan delillerden, davacı-davalı kadının kocasına fiziksel şiddet uyguladığı ve boşanmaya neden olan olaylarda tam kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür.
Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı-davacı kocanın ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 BK. md. 42,43,44,49) dikkate alınarak davalı-davacı koca yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.
Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/10647, K. 2011/11584, 6 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama