KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/11725 E., 2011/12478 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur, nafakalar, tazminatlar ve ziynet eşyaları yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Toplanan delillerden; davacı kadının düzenli ve sürekli gelirinin bulunduğu, tarafların gelir durumlarının yaklaşık eş düzeyde olduğu; bu nedenle davacının boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceği, Türk Medeni Kanununun 175.maddesi koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, yoksulluk nafakası talebinin reddine karar vermek gerekirken, kabulü isabetsiz olup; bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı kadın dava dilekçesiyle ziynet ve çeyiz eşyalarına yönelik olarak da talepte bulunmuştur. Bu gibi istekler boşanmanın eki olan Türk Medeni Kanununun 174/1.madde kapsamında olmayıp, harca tabii bağımsız talep (dava) niteliğindedir. Davacının, dava dilekçesiyle birlikte yatırdığı başvurma harcının dava dilekçesindeki bütün istekleri de kapsayacağı dikkate alınarak; alınması gerekli peşin nispi harcın tamamlattırılması için davacı kadına süre verilmesi (Harçlar Kanunu md.30-32), harç tamamlandığı takdirde, tarafların bu konudaki delilleri sorularak toplanması ve gerçekleşecek sonucuna göre karar vermek gerekirken; bu konuda olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırı olup; bozmayı gerektirmiştir.
4-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Borçlar Kanununun 42 ve 44. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK.md.174/1) ve manevi (TMK .md. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/11725, K. 2011/12478, 18 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama