KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/13551 E., 2011/14656 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Gaziantep 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 14.4.2010
- Numarası
- Esas no:2008/721 Karar no:2010/466
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın tarafından, kocanın boşanma davası, yoksulluk nafakası ve tazminatların miktarı yönünden; davacı-davalı koca tarafından ise kusur, tedbir nafakası ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-davalı kocanın temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı kadının temyizinin incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Davacı-davalı kocanın boşanma davasının 29.5.2008 tarihinde açıldığı, tarafların bu tarihten sonra biraraya gelip birlikte yaşadıkları, kocanın kadından kaynaklanan kusurları affettiği en azından hoşgörü ile karşıladığı anlaşıldığından davacı-davalı kocanın davasının reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
c-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK.m.175) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı kadının daha ağır kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davalı-davacı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/13551, K. 2011/14656, 3 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama