KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/14499 E., 2011/15517 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2011
- Mahkemesi
- İzmir 12. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 25.5.2010
- Numarası
- Esas no:2009/803 Karar no:2010/435
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Borçlar Kanununun 42 ve 44. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK.md.174/1) ve manevi (TMK .md. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
3-Hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen kararın gösterilmesi gerekir. (1086 s. HUMK. m. 388/2. fıkra, 6100 s. HMK. m. 297/2) Davacı kadının hükmedilen maddi ve manevi tazminata faiz uygulanması talebi olduğu halde, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
4-Davacı tarafından bilirkişi gideri olarak bir gider karşılanmadığı halde, bu miktarın davalıdan yargılama gideri olarak alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş olması da isabetsizdir.
5-Velayet kendine bırakılmayan eşle ortak çocuk arasında kurulacak kişisel ilişkide, öncelikle çocuğun sağlık, eğitim ve ahlaki bakımdan yararı gözetilmekle birlikte (TMKm.182/2); ilişkinin en az gider ve zaman gerektirecek ve ilişki kurmayı güçleştirmeyecek veya imkansız kılmayacak şekilde düzenlenmesi gerekir. Bu gereklilikler karşısında; davalı baba ile müşterek çocuk arasında kurulan ilişkide davalı babanın çalışma koşullarının gözetilmemesi de doğru olmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/14499, K. 2011/15517, 12 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama