KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/15086 E., 2010/16160 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Çorlu Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 23.01.2009
- Numarası
- Esas no:2007/98 Karar no:2009/14
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur, tazminatlar, nafakalar ve ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacının aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı kadın ziynetler için aynen iade olmadığı takdirde bedele hükmedilmesini istemiştir. Bu yön nazara alınmadan sadece bedele hükmedilmesi doğru olmamıştır (HUMK.md.74).
3-Hüküm altına alınan ziynet eşyalarının cins, nitelik, miktar ve değerleri ayrı ayrı gösterilmeksizin sadece toplam bedele hükmedilerek 10145,00 YTL.'nin davacı-davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388/5. maddesi, hükmün sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yükletilen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer, birer, açık , şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesini emredici kural olarak getirmiştir. Gerekçeli kararın da kısa karara uygun düzenlenmesi zorunludur. (HUMK. md. 381/2).
Dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazında güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/15086, K. 2010/16160, 5 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama