KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/16358 E., 2011/17682 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (kadın) tarafından manevi tazminat ve nafaka yönünden, ... (koca) tarafından ise temyize cevap dilekçesiyle (katılma yoluyla) her iki dava yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Davacı koca tarafından açılan boşanma davası, kadın tarafından bağımsız olarak açılan boşanma davasıyla birleştirilmiş, mahkemece kocanın açtığı boşanma davası reddedilmiş, davalı tarafından açılan birleştirilen boşanma davası kabul edilmiştir.Ayrı ayrı açılıp birleştirilen davalardan biri hakkında taraflardan birinin temyizi, o tarafın temyiz etmediği dava yönünden diğer tarafa katılma yoluyla temyiz etme hakkı vermez.
Olayda birleştirilen davalardan, kocanın boşanma davası reddedilmiş ... (koca) süresi içinde bu ret kararını temyiz etmemiş, bu karar kesinleşmiştir.
Kadının temyizi kendi boşanma davasının fer'ilerine ilişkin olduğuna göre, hükmü temyiz etmemiş olan koca, kadının temyizi üzerine verdiği temyize cevap dilekçesinde ancak kadının boşanma davasında verilen hükme ilişkin itirazlarını bildirebilir ise de, kendi davasına ilişkin temyiz itirazlarını, cevap dilekçesiyle ileri sürme hakkını yitirmiştir.O halde, ...(koca) 'nın kendi davasına ilişkin katılma yoluyla ileri sürdüğü temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- ... (koca)'nın kadının birleşen boşanma davasına ilişkin temyiz itirazları ile davalı-davacının nafaka ve manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/16358, K. 2011/17682, 31 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama