KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/16799 E., 2011/18084 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Tokat Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 6.7.2010
- Numarası
- Esas no:2008/297 Karar no:2010/388
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Toplanan delillerden davalı kadının güven sarsıcı davranışlar içine girdiği; buna karşılık davacı kocanın davalı eşine fiziksel şiddet uyguladığı, birlik görevlerini yerine getirmediği ve güven sarsıcı davranışlar içine girdiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasını ve boşanmayı gerektiren olaylarda her iki taraf da kusurlu olmakla birlikte davacı kocanın daha fazla kusurlu olduğu kabul edilmelidir.
Gelişen bu olaylar karşısında evliliğin devamında taraflar ve ortak çocuk için yarar kalmamış, davalı kadının boşanmaya karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmakla ve Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesindeki boşanma koşulları gerçekleşmiştir.
Mahkemenin tarafları eşit kusurlu kabul ederek, Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi uyarınca boşanmaya karar verilmesi doğru değilsede, boşanma hükmü sonucu itibarıyla doğru olduğudan; hükmün gerekçesinin bu şekilde değiştirilerek (TMK. md. 438/son) boşanma hükmünün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Davalının kusur ve manevi tazminata yönelik temyizine gelince; Yukarıda 2. bentte açıklandığı ve değiştirilen gerekçede gösterildiği gibi, boşanmaya neden olan olayda davacı koca daha fazla kusurludur. Mahkemenin tarafları eşit kusurlu kabul ederek ve buna bağlı olarak davalı kadının manevi tazminat talebini reddetmesi isabetli olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/16799, K. 2011/18084, 3 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama