KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/17778 E., 2012/2041 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Antalya l. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 29.03.2010
- Numarası
- Esas no:2007/915 Karar no:2010/349
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 06.02.2012 günü tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmedi. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına ve özellikle gerekçeli kararda dava tarihinin 13.09.2004 yerine 13.09.2007 yazılmasının mahkemesince düzeltilmesi mümkün maddi yazım hatasına dayalı bulunduğunun anlaşılmasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın alım gücüne, kişilik haklarına, özellikle aile bütünlüğüne yapılan saldırının ağırlığına, manevi tazminat isteyenin boşanmaya yol açan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığı anlaşılmasına nazaran davacı kadın yararına hükmolunan manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile, Borçlar Kanununun 44. ve 49. maddeleri nazara alınarak daha uygun miktarda manevi tazminat (TMK.md.174/2) takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3-Boşanmanın fer'i niteliğinde olan maddi ve manevi tazminat (TMK. md. 174/1-2) boşanma hükmünün kesinleşmesiyle istenebilir hale gelir. Bu nedenle boşanma kararının kesinleşme tarihi yerine karar tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiş olması da isabetsizdir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/17778, K. 2012/2041, 6 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama