KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/18297 E., 2011/19504 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Afyonkarahisar Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 16.7.2010
- Numarası
- Esas no:2010/322 Karar no:2010/439
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm her iki dava yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı-davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davalı-davacı kadın vekilinin 31.8.2010 tarihli temyiz dilekçesi kadının boşanma davası yönünden feragat niteliğinde olup, bu konuda bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Davacı erkek eşin evlilik birliğinin sarsılması (TMK.m.166/1) sebebiyle boşanma davası açtığı, karşı dava ile kadın eşinde aynı sebeple boşanma isteminde bulunduğu ve tarafların anlaşması sonucu anlaşmalı boşanma (TMK.m.166/3) kararı verildiği ve hükmün anlaşmalı boşanma davasının tarafı olan kadın eş tarafından temyiz edildiği konusunda değerli çoğunluk ile aramızda görüş birliği vardır.
Anlaşmalı boşanma davalarında teknik anlamda davalı bulunmamaktadır. Diğer bir ifadeyle anlaşmalı boşanma davaları "çelişmeli yargı" konusu değildir.
Eşlerden her biri anlaşmaya razı olduğu için her ikisi de boşanma iradesini açıklama noktasında "davacı" sıfatını taşır. Boşanma iradesine karşı çıkan olmadığı için "davalı" eş de söz konusu değildir.
Anlaşmalı boşanmadan vazgeçme konusunda eşler arasında bir üstünlük bulunmamaktadır.
Açıklanan hususlar gözetilmeden kocanın davasında verilen hükmün onanması suretiyle çelişki yaratılması usul ve yasaya aykırıdır.
Farklı düşünüyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/18297, K. 2011/19504, 23 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama