KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/18305 E., 2011/19510 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Balıkesir 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 3.6.2010
- Numarası
- Esas no:2008/764 Karar no:2010/484
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Davalının katılma yoluyla temyizinin kaydı ve harcı bulunmadığından incelenmesine yer olmadığına,
2-Davacının kusur, tazminatlar, yoksulluk nafakası ve ziynet alacağına ilişkin temyizinin incelenmesine gelince;
Toplanan delillerden, davalı kocanın uzun süren evlilik birliğine rağmen cinsel ilişkiyi gerçekleştiremediği ve birlik görevini yerine getirmediği, boşanmaya neden olan olaylarda bu sebeple tam kusurlu olduğu, davacı kadının bir kusurunun kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bu yön nazara alınmadan kusur belirlemesinin yanlış yapılması ve bunun sonucu olarak davacının maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddi doğru olmamıştır.
3-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK.m.175) Toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davacı kadının kusurlu olmadığı, her hangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiştir. O halde, davacı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.
4-Davacı kadının ziynet alacağı konusuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerekir. Farklı düşünüyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/18305, K. 2011/19510, 23 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama