KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/19338 E., 2011/19377 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Yozgat l.Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 14.09.2010
- Numarası
- Esas no:2010/175 Karar no:2010/601
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de, toplanan delillerden davalı kadının eşine ağır hakaretlerde bulunduğu, davacı kocanın ise güven sarsıcı davranışlar içerisine girdiği, eşine sürekli fiziksel şiddet uyguladığı ve bıçakla onu yaraladığı ve birlik görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu olaylar dikkate alındığında, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda iki tarafında kusurlu olduğu, ancak kocanın daha fazla kusurlu olduğu Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşullarının oluştuğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle iken tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi doğru değil ise de, davalının boşanmaya karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğundan verilen boşanma kararı sonucu itibarıyla doğru olup, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile boşanmaya ilişkin hükmün gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
2-Davalı kadının maddi ve manevi tazminat talebi (TMK. md. 174/1-2) bulunmasına rağmen; bu talepler hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. 3-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre velayetleri davalı annaye bırakılan müşterek çocuklar Mert, Murat, Halime ve E. A.için takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/19338, K. 2011/19377, 22 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama