KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/20811 E., 2012/4465 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:Dava ile, ölü ... ... ile ölü eşi Kamile'nin çocukları olarak nüfusta kayıtlı olan davalılar ..., ... ve ...'in, gerçekte ... ...'nun çocukları olmadığı, bunun eşi .'nin ... ... isimli şahıstan olma çocukları olduğu ileri sürülerek ..., ... ve ...'in, ölü ... ...'nun üzerindeki kayıtlarının iptali istenmiştir.
Dava, ... ...'nun kendisinden sonra vefat eden oğlu .'ın eşi tarafından açılmıştır.... ... ile eşi .'nin 1931 tarihinde evlendikleri, .'nin 1948'de ...'nın ise 1974'de öldükleri; ...'nin 1938, ...'in 1941 ve ...'nin 1945 doğumlu olup, nüfusa sırasıyla 1940, 1960 ve 1963'te "saklı nüfustan" beyana dayalı olarak tescil edildikleri görülmektedir.
Bu hukuki duruma göre dava, soybağının reddi değil, gerçeğe aykırı beyana dayalı olarak oluşturulan nüfus kaydının tashihi niteliğindedir. Nüfus kaydının iptalini ise hukuki yararı bulunan ilgililer isteyebilir. Mahkemece de, dava nüfus idaresi ve Cumhuriyet Savcısının huzuru ile görülmüştür.
Hal böyleyken davanın soybağının reddi olarak nitelendirilmesi ve bunun sonucu olarak davacının dava açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığının kabul edilmesi doğru değil ise de, resmi sicil ve senetler belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur. Bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı, kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça herhangi bir şekle bağlı değildir (TMK.md.7). Davacı, toplanan delillerle iddiasını kanıtlayamamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/20811, K. 2012/4465, 1 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama