KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/21145 E., 2012/3366 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Adana 4. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 31.05.2010
- Numarası
- Esas no: 2007/330 Karar no:2010/611
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 21.02.2012 günü duruşmalı temyiz eden davalı İ. Ö.. vekili Av. İ..S.. ve karşı taraf temyiz eden davacı A. Ö.. vekili Av. S. A..geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı kadının tüm, davalı kocanın aşağdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı kadının Türk Medeni Kanununun 174/2.maddesi gereğince talep ettiği manevi tazminat için dava dilekçesinde faiz talep edilmediği halde bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı düşünülmeden manevi tazminata faiz istenmesi ve mahkemece de manevi tazminata faiz yürütülmesi doğru görülmemiştir.
3-Taraflar arasında “edinilmiş mallara katılma” rejiminin (TMK.md.218-241) geçerli olduğu, bu mal rejiminin; taraflar arasındaki boşanma kararı kesinleştiğine göre boşanma davasının açıldığı 24.02.2003 tarihinde sona erdiği, davaya konu taşınmaz malın ise mal rejiminin devamı sırasında 23.12.2002 tarihinde alındığı hususları tartışmasızdır. Davalı satın alınan taşınmazın kalan 85.000 TL.’sini 15.03.2003 tarihinden sonra aylık taksitler halinde ödediği sabittir.
Mahkemece mal rejiminin sona erdiği 24.02.2003 tarihinden sonraki ödemeleri dikkate alınıp, Türk Medeni Kanununun 231. maddesi gereğince malların toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktarın yarısına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/21145, K. 2012/3366, 21 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama