KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/2164 E., 2011/3251 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Keskin Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 21.12.2009
- Numarası
- Esas no:2009/190 Karar no:2009/239
Karar Metni
248 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Kanunun gösterdiği istisnalar haricinde, hakim her iki tarafın istima veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere göre tevfikan davet etmedikçe hükmünü veremez. (HUMK.m.73) Dava dilekçesi ve duruşma gününün davalı kadına tebliği işlemi sırasında komşu C. D.imzası alınmamıştır.
Tebligat Kanununun 20, 21. ve özellikle Tebligat Tüzüğünün 28. maddesi uyarınca muhatap ve mahatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz iseler, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir.
Gösterilen şekil, geçerlilik koşuludur. (Y.H.G.K.'nun 29.12.1993 tarih 1993/18-778-876 sayılı kararı) O halde, davalıya dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğine ilişkin tebligat geçersizdir. Bu durum, savunma hakkını kısıtlayan önemli bir usul hatasıdır.
Mahkemece davalı kadına dava dilekçesi ve duruşma gününün usule uygun olarak tebliğinin sağlanması, gösterdiği takdirde delillerinin toplanması, tüm deliller birlikte değerlendirilerek gerçekleşecek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken usulünce taraf teşkili sağlanmadan davalının yokluğunda karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/2164, K. 2011/3251, 24 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama