İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2010/21936 K.2012/5212

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Esas2010/21936Karar2012/5212Tarih8 Mart 2012Okuma5 dk · 904 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2010/21936 E., 2012/5212 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Mart 2012
Mahkemesi
Çumra Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
01.06.2010
Numarası
Esas no:2010/45 Karar no:2010/234
Davacılar
1-Gül Cura 2-Fazlı Cura
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

904 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacılar Gül ve Fazlı, 17.8.2001 doğumlu küçük H.C..'nın, davalı A. C..üzerindeki kaydının iptali ile kendilerinin üzerine tescil edilmesini istemişlerdir.

Dava dilekçesinde; “1993 yılından beri gayri resmi olarak birlikte yaşadıklarını, resmi nikahlarının 16.5.2005 tarihinde yapıldığını, gayri resmi olarak birlikte yaşadıkları dönemde 17.8.2001 tarihinde küçük H. C..'nın doğduğunu, o tarihte resmi nikahları olmadığı için çocuğun, davacılardan Fazlı'nın ağabeyi A. C..'nın nüfusuna kaydının yapıldığını, küçük H. C.. ile davalılar arasında gerçekte hiç bir soybağı ilişkisi bulunmadığını” ileri sürmektedirler. Davalı Ahmet ve eşi Hatice ise, duruşmada; küçük Haydar'ın davacıların çocuğu olduğunu kabul etmişlerdir.

Mahkemece; isteğin kabulüne, küçük H.C..'nın Ahmet ve eşi Hatice'nin hanesindeki nüfus kaydının iptaline, gerçek anne ve babası olan davacıların aile kütüğüne bunların çocuğu olarak tesciline karar verilmiş; kararı o yer Cumhuriyet savcısı temyiz etmiştir.

Dilekçede yer alan açıklamalara ve davalıların “kabul” beyanlarına göre; dava iki aşamalıdır. Birinci aşaması; küçük Haydar'ın davalılar Ahmet ve eşi H.C..'nın çocuğu olmadığı, bunlarla hiç bir soybağı ilişkisi bulunmadığının tespiti ile çocuğun bunların üzerindeki kaydının iptaline ilişkin kısım, diğer bir ifade ile “nüfus kaydının iptali” bölümü; ikinci aşama, adı geçen küçüğün davacılar Fazlı ve Gül'ün çocuğu olup olmadığına ilişkin kısımdır.

Davanın ilk bölümü olumlu yönde sonuca bağlandığı takdirde, eş deyişle küçük Haydar'ın davalılar üzerindeki nüfus kaydı iptal edilip, annesi olduğu iddia edilen davacı Gül'ün kızlık hanesine “evlilik dışı doğum” olarak kaydı aktarıldığında, ana ve babası sonradan evlendiklerinden, evlilik dışında doğmuş olan bu çocuklarını Türk Medeni Kanununun 293. maddesi gereğince nüfusa bildirimde bulunmak suretiyle kendi üzerilerine tescil ettirme olanağını elde etmiş olacaklardır.

Başka bir ifade ile davacılar, çocuğu kendi üzerlerine tescil ettirme imkanına, davalılar üzerindeki kaydın iptalinden sonra ayrıca dava açmaya ve hüküm almaya lüzum olmaksızın ulaşmış olacaklardır. Böyle bir durumda, dava konusu yapılmaksızın ulaşılabilecek hukuksal sonuçlar dava yoluyla istenemeyeceğinden, davacıların bu yöndeki isteğinin açıklanan sebeple reddi gerekecektir.. O halde, davanın ilk aşamasının sonuca bağlanması sorunu çözecektir.

Resmi sicil ve senetler, belgeledikleri olduların doğruluğuna kanıt oluşturur. Bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı, kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça herhangi bir şekle bağlı değildir. (TMK. m. 7) Bu bakımdan nüfus kaydının düzeltilmesi davaları herhangi bir zamanaşımı ve hak düşürücü süreye de tabi değildir. Ne var ki, kişisel durum sicillerinin doğru ve gerçeğe uygun şekilde tutulması kamu düzeniyle ilgilidir ve bu husus hakim tarafından res'en gözetilmelidir. Hakim, nüfus kayıtlarında düzeltme yaparken; düzelttiği kaydın, diğer kayıtlarla çelişki yaratmamasına özen göstermek zorunda olup, bu sonucu doğuracak kararlar vermekten kaçınmalıdır.

Dosyaya alınan nüfus kayıtlarına göre; küçük Haydar 17.8.2001 doğumlu olup, 1994 tarihinden beri evli olan davalı Ahmet ile eşi (dahili davalı) Hatice'nin çocuğu olarak bunların “evlilik hanesine” davalı A. C..'nın bildirimi üzerine tanzim edilen doğum belgesine istinaden 23.11.2001 tarihinde tescil edilmiştir.

Ahmet ve Hatice'nin diğer çocuğu Dede'nin, küçük Haydar'ın “ikizi” olarak kayıtlı olduğu; davacılar Fazlı ve Gül'ün ise 16.9.2005 tarihinde evlendikleri, bunların da, diğer çocukları yanında, 21.11.2001 doğumlu “Elmas” isimli bir çocuklarının daha bulunduğu görülmektedir.

Gerçekleşen bu hukuki durum karşısında; davalılar Ahmet ile eşi Hatice'nin “Dede” isimli çocuğunun, küçük Haydar'ın “ikizi” olduğu doğru ise, Haydar'ın bunların çocuğu olmadığı kabul edilemez ve böyle bir durumda davalıların resmi sicile aykırı düşen ikrarları hukuksal sonuç doğurmaz. Bu durumda başka bir araştırma yapmaya lüzum olmaksızın dava reddedilmelidir. Öte yandan, davacı Gül'ün 21.11.2001 doğumlu Elmas isimli çocuğunun bulunduğu görülmektedir.

17.8.2001 doğumlu küçük Haydar'ın davacı Gül'ün çocuğu olduğu kabul edildiği taktirde, aynı kadının doksan dört gün arayla iki kez doğum yaptığı kabul edilmiş olacaktır ki, bu ise tıbben mümkün değildir. Öyleyse sözü edilen çelişkilerin sebebi taraflardan sorulup, açıklanan hususlar, davada “önsorun” olarak ele alınarak halledilmeli, bundan sonra asıl sorun (dava) karara bağlanmalıdır. Bu ön sorunlar çözülmedikçe asıl sorun hükme bağlanamaz.

Hukuk mahkemesi, önüne getirilmiş olan davayı bütün yönleriyle inceleyip hükme bağlamakla görevli olduğuna göre, davada ortaya çıkan ön sorunları da - bu husus ayrı bir dava konusu yapılmamış ise - kendisinin inceleyip karara bağlaması mümkündür.

Bu durumda mahkemece yapılacak iş; dava sonucunda verilecek hüküm çocuğun haklarına etkili olacağından, davada, yasal temsilcileri ile küçüğün menfaatinin çatıştığı gözetilerek öncelikle Türk Medeni Kanununun 426/2. maddesi uyarınca küçük Haydar'ı davada temsil etmek, hak ve çıkarlarını korumak için kayyım tayin ettirilmeli, kayyımın davaya katılımı sağlanmalı, göstermesi halinde onun delilleri de toplanmalı, bundan sonra resmi sicilin belgelediği olgunun aksi iddia edildiğinden davalıların “Dede” isimli çocuğunun küçük Haydar'ın ikizi olup olmadığı ön sorun olarak ele alınıp, bu husus kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tıbben belirlenmeli,

ikizi olmadığının saptanması halinde, toplanan deliller çerçevesinde küçük Haydar'ın davalılar üzerindeki nüfus kaydının iptali hususu incelenerek sonuca gidilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeden davanın birinci aşamasıyla ilgili olarak eksik hasım ve eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiş, bozma sebebine göre davanın ikinci bölümü incelenmemiştir.

2- Kabule göre de; a) Küçük Haydar'ın davalılar Ahmet ve eşi Hatice üzerindeki nüfus kaydının terkini ile annesi Gül'ün evlenmeden önceki aile kütüğüne “evlilik dışı doğum” olarak tesciline karar verilmekle yetinilmesi gerekirken, çocuğun davacı Fazlı üzerine tesciline karar verilmesi, b) Davacı G. C..'nın 21.11.2001 doğumlu “Elmas” isimli çoğunun olduğu dikkate alınmaksızın, aynı kadının doksan dört gün arayla iki kez doğum yapmasının tıbben olanaksız olduğu gözetilmeden, küçük Haydar'ın annesinin davacı Gül olduğunun tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda (1.) bentte açıklanan sebeplerle BOZULMASINA,bozma sebebine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 08.03.2012 (Prş.)

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/21936, K. 2012/5212, 8 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/21936
Karar No
2012/5212
Tarih
8 Mart 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2010/21937 K.2012/4693
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2010/21938 K.2012/4629
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/21974 K.2012/6926
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/21975 K.2012/6581
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2010/21975 K.2012/4694
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/21980 K.2012/6578

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.