KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/4456 E., 2011/5594 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2011
- Mahkemesi
- İnegöl 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 22.04.2008 - 05.02.2010 Ek Karar
- Numarası
- Esas no:2008/43 Karar no:2008/147
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Davalı yurtdışında bulunduğu ve bu husus davacı tarafından da bilindiği halde, karar, tebliğ için davacının oturduğu adrese gönderilmiş, bu adreste Tebligat Kanununun 21. maddesine göre 26.6.2008 tarhinde muhtara tebliğ edilmiştir. Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen son adresinde yapılır. (Teb.K.m.10/1) Davalının yurtdışında olduğu bilindiği halde, yurt içinde gösterilen adrese tebliğ yapılması, tebligatı geçersiz kılar. Böyle bir tebligat da kanun yoluna başvuruya esas alınamaz.Bu bakımdan davalının 4.2.2010 tarihli temyizi süresindedir. Bu sebeple; mahkemece verilen, temyizin kanuni süre geçtiğinden bahisle reddine ilişkin 5.2.2010 tarihli ek kararın bozularak kaldırılmasına, temyiz itirazlarının incelenmesine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacı, dava dilekçesinde kendi adresini davalının adresi olarak da bildirmiş, dava dilekçesi ve duruşma günü davalıya, gösterilen bu adreste "aynı konutta oğlu ... " 8.2.2008 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı, 22.4.2008 tarihli oturumda, davalı ile aynı evde oturmadıklarını, davalının nerede olduğunu bilmediğini ifade etmiştir. Şu halde davacı, davalının dava dilekçesinde gösterdiği adreste olmadığını bilmektedir.
Böyleyken dava dilekçesi ve duruşma gününün bu adreste tebliği, bu tebligata hukuki sonuç bağlamaz. Kaldı ki, tebligatı davalı namına aynı adreste alan "oğlu ..." 1993 doğumlu olup, yaşı itibarıyle tebligatı almaya ehil de değildir. (Teb.K.m.22) Bu bakımdan davalıya usulüne uygun bir tebligat yapılmamıştır. Davalı, kanuna uygun şekilde davet edilmeden, yokluğunda hüküm kurulması savunma hakkını kısıtlayan önemli bir usul hatası olup, bozmayı gerektirmiştir. (HUMK.m.73)
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/4456, K. 2011/5594, 30 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama