İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 2. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2010/4537 K.2011/8105

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 10.05.2011 gününde duruşmalı temyiz eden davacı…

Esas2010/4537Karar2011/8105Tarih10 Mayıs 2011Okuma4 dk · 782 kelime

KÜNYE

2. Hukuk Dairesi 2010/4537 E., 2011/8105 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Mayıs 2011
Mahkemesi
İstanbul 1. Aile Mahkemesi
Tarihi
24.12.2009
Numarası
Esas no: 2009/372 Karar no:2009/990
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

782 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 10.05.2011 gününde duruşmalı temyiz eden davacı vekili Av. B. T.K. ve karşı taraf davalı vekilleri Av. F.A. ve Av. C.A. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Boşanma davası, mahkemece; “..davacı yabancı olup, Türkiye'de yerleşim yerinin bulunmadığı, mahkemenin uluslararası yetkiye sahip olmadığı..” gerekçesiyle reddedilmiş, karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.

Davanın tarafları yabancıdır. Yabancı unsur ihtiva eden davalarda Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibarıyla yetki kuralları tayin eder. (5718 s. MÖHUK. md.40) İç hukuk, bir davada yer itibarıyla hangi mahkemeyi (veya mahkemeleri) yetkili göstermiş ise, bu mahkeme, o davada milletlerarası yetkiye de sahiptir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 168. maddesine göre; boşanma veya ayrılık davaları, eşlerden birinin yerleşim yerinde veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılır. Bu yerlerden birini seçme hakkı davacıya aittir. Davacı, kendi yerleşim yerinin İstanbul olduğunu ileri sürdüğüne göre, İstanbul'un dava tarihi itibarıyla davacının yerleşim yeri olup olmadığı belirlenmelidir. Dava 13.5.2009 tarihinde açılmıştır.

Dosyaya sunulan belgelerden, davacının 6.11.2008 ile 6.11.2010 tarihleri arasında iki yıl süreli yabancılara mahsus ikamet tezkeresiyle Türkiye'de bulunduğu anlaşılmaktadır.

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre, Türkiye'de her hangi bir amaçla en az altı ay süreli ikamet tezkeresi almış olan yabancıların Genel Müdürlükçe “Yabancılar Kütüğüne” kaydedilmeleri (md.8/1) ve yerleşim yeri adreslerinin bu kütüğe işlenmesi, bu Kanuna dayanılarak çıkarılan 15.8.2007 tarihinde yürürlüğe konulan “Adres Kayıt Sistemi Yönetmeliğine” göre de, bu durumda olan yabancıların yerleşim yeri ve diğer adres bilgilerinin elektronik ortamda tutulması zorunludur.

(Yönetmelik md.10/1) O halde, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden, davacının “yabancılar kütüğünde” kaydının olup olmadığı ve aynı kütükte dava tarihi itibarıyla Türkiye'deki yerleşim yeri adresiyle ilgili bir bilginin bulunup bulunmadığı sorulup tespit edilmeli, kişilerin adres beyan formundaki bildirimlerinin aksi sabit oluncaya kadar geçerli (Yönetmelik md.13/1) olacağı da dikkate alınmalı, bu ve tarafların gösterdikleri tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.

Açıklanan yönler araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, duruşma için takdir olunan 825.00 TL. vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 10.05.2011 (Salı)

KARŞI OY YAZISI

Mahkemece; her iki tarafı da yabancı uyruklu kişiler arasındaki boşanma ve malvarlığının tasfiyesi davasında; davacı ve davalının Türkiye/İstanbul'da yerleşim yerinin bulunmadığı gerekçe gösterilerek; davalının usulüne uygun "yetki itirazı"nın kabulüyle, "mahkemenin milletlerarası yetkiye sahip olmadığı" belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.

Yabancı unsurlu (tarafları yabancı uyruklu olan) davalarda Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibariyle yetki kurulları tayin eder (5718 s.MÖHUK.md.40). Bu nedenle, yabancı unsurlu bir davada; yetki itirazı yapılmışsa; davanın iç hukuk gereğince yetkili mahkemede açılmış olup olmadığının incelenmesi gerekir. Türk Medeni Kanununun 168.maddesi gereğince boşanma davasının davacının yerleşim yeri mahkemesinde de açılması mümkündür.

Diğer seçimlik yetkili yerler olarak; tarafların son altı aydır İstanbul/Türkiye'de birlikte oturmadıkları, davalı kadının Türkiye'de yerleşim yerinin bulunmadığı hususları çekişmeli değildir. Davalının yetki itirazının yerindeliği; davacının İstanbul/Türkiye'de yerleşim yerinin mevcut olup olmadığının belirlenmesine bağlıdır. Türk hukukuna göre, "yerleşim yeri" bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir (TMK.md.19/1).

Bir kimsenin aynı zamanda birden çok yerleşim yeri olamaz (TMK.md.19/2)

Bir kimse için, Türkiye'deki yerleşim yerinin mevcut olup olmadığı konusunda subjektif ve objektif unsurların birarada gerçekleşmiş olması gereklidir. Subjektif unsur "yerleşme niyeti" objektif unsur "sürekli olarak oturma"dır. Bir yabancı, sürekli Türkiye'de oturmakta, yani objektif unsur gerçekleşmiş olsa bile; subjektif unsur (yerleşme niyeti) oluşmamışsa; o kişinin Türkiye'de yerleşim yerinin mevcut olduğundan söz edilemez.

Yerleşme niyetinin araştırılmasında; yabancı kişinin Türkiye'de ikamet tezkeresine-uzun süreli bile olsa-sahip olması yetmez. Yabancı kişinin Türkiye'de ikamet tezkeresinde gösterilen adresinin bulunduğu yeri "ekonomik ve sosyal olarak yaşamının odağı" haline getirmiş olup olmadığına bakılacaktır. Öğretide ikamet tezkerisinin yerleşim yerine karine bile teşkil etmediği savunulmaktadır. Düşünceme göre de böyledir.

Davacı vekili, temyiz dilekçesinde yerleşme niyetinin (subjektif unsur) mahkemece yeterince araştırılmadığını; delillerinin tam olarak toplanmadan yetki itirazının kabulüne karar verildiğini ileri sürmüştür. Yabancı unsurlu davalarda uygulanacak hukuk yabancı hukuk olsa bile; davanın yürütülmesinde geçerli usul hukuku "mahkemenin hukuku"dur. Türk usul hukukunda yetki itirazının "hadise" şeklinde, yani bir ön-sorun olarak incelenmesi gerekir (HUMK.md.187/2,196,224).

Mahkemece, tarafların, davacının İstanbul/Türkiye'de yerleşmek niyetiyle oturduğu/oturmadığı konusunda gösterdikleri (gösterilmemişse gösterme olanağı tanınarak) tüm deliller birlikte değerlendirilerek; mahkemenin yetkili olup olmadığı konusunda bir karar verilmesi gerekirken; eksik incelemeyle yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır. Değerli çoğunluğun yerleşim yerinin subjektif unsurunun belirlenmesinde "ikamet tezkeresi"ne karine gücü veren (kanımca gereğinden fazla önem veren) görüşüne katılmadığımdan; hükmün bu değişik gerekçeyle bozulması gerektiğini düşünüyorum.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/4537, K. 2011/8105, 10 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/4537
Karar No
2011/8105
Tarih
10 Mayıs 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2010/4538 K.2011/5432
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2010/4538 K.2011/3207
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2010/4547 K.2011/3419
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2010/4548 K.2011/2987
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/4550 K.2011/4207
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/4551 K.2011/3489

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.