KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/4741 E., 2011/8121 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Salihli 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 19.11.2009
- Numarası
- Esas no:2009/14 Karar no:2009/738
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün davacı-davalı (kadın) tarafından tedbir nafakasının miktarı yönünden; davalı-davacı (koca) tarafından da her iki dava yönünden temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 10.5.2011 günü duruşmalı temyiz eden davalı-davacı M.Ö.vekili Av. M.Z.G. ve karşı taraf davacı-davalı vekili A.Ö. vekili Av. F. T. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-davalı (kadın)'ın temyiz itirazları ile davalı-davacı (koca)'nın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalı-davacı (koca)nın eşine fiziki şiddet uyguladığı ve hakaret ettiği, davacı-davalı (kadın)ın da kocasına hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.
Gerçekleşen olaylara göre davalı-davacı (koca), kadına nazaran daha fazla kusurlu ise de, davacı-davalı (kadın) da kusurlu olup, davaya itirazı hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup, evlilik birliğinin devamında kadın bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamıştır.
Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, davalı-davacı (koca) tarafından açılan davanın kabulü ile boşanmaya (TMK.m.166/2) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/4741, K. 2011/8121, 10 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama