KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/5610 E., 2010/7925 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Menemen Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 05.02.2008
- Numarası
- Esas no:2006/458 Karar no:2008/79
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur, yoksulluk nafakası, tazminatlar ve katkı alacağı yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı kocanın tüm, davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Tarafların tesbit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Borçlar Kanununun 42 ve 44. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK.md.174/1) ve manevi (TMK .md. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
3-Boşanmanın eki niteliğindeki maddi ve manevi tazminat boşanma hükmünün kesinleşmesi ile muaccel (ödenir) hale gelir. Tazminatlara boşanma hükmünün kesinleşme tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken istemin reddine karar verilmesi de doğru olmamıştır.
4-Davacı kadın, davalı kocası adına kayıtlı araca katkısından dolayı aracın 1/2 hissesinin adına tescilini ya da yarı bedelinin kendisine verilmesini istemiştir. Bu istek Türk Medeni Kanununun 174/1.maddesi anlamında boşanmanın eki niteliğinde değildir. Başvurma harcı da yatırılmıştır. Aracın değeri açıklattırılarak bu bedel üzerinden nispi harcın ikmali sağlanıp (Harçlar K.md.30-32), boşanma hükmünün kesinleştiği de gözönüne alınarak delillerin bu çerçevede değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulmak üzere hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/5610, K. 2010/7925, 21 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama