KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/6420 E., 2011/7505 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Erzincan 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 08.02.2010
- Numarası
- Esas no: 2009/231 Karar no:2010/53
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur, tazminat nafakalar ve çocukla kişisel ilişki yönlerinden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dava, zina sebebiyle boşanma (TMK.md.161) istemine ilişkin olduğu halde, tarafların şiddetli geçimsizlik sebebiyle (TMK.md.166/1) boşanmalarına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ancak bu yön temyiz edilmediğinden bozma sebebi sayılmamış yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir. 2-Tarafların temyiz itirazlarına hasren yapılan incelemede;
a-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalı kocanın tüm, davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. b-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır.
Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Borçlar Kanununun 42 ve 44. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK.md.174/1) ve manevi (TMK .md. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
c-Toplanan delillerden; müşterek çocukların İstanbul'da babalarının yanında kaldığı, davacının ise Erzincan'da yaşadığı anlaşılmaktadır. Müşterek çocukların eğitim ve öğrenim durumları, çocukların yaşı, bedeni ve fikri gelişimleri de gözönüne alınarak anne ile çocuk arasında sömestr (yarıyıl) tatilinde de uygun süreli kişisel ilişki düzenlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/6420, K. 2011/7505, 2 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama