KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/8460 E., 2011/9006 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Karabük 2.Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 16.3.2010
- Numarası
- Esas no:2009/292 Karar no:2010/115
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm davacı-karşılık davalı (kadın) tarafından; kocanın karşılık boşanma davası, kusura ilişkin değerlendirme ve nafaka maddi ve manevi tazminat yönünden, davalı-karşılık davacı (koca) tarafından kusura ilişkin değerlendirme ve kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle boşanmaya sebep olan olaylarda az da olsa kusuru gerçekleşen davacı-karşılık davalının, karşılık boşanma davasına itirazının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup, karşılık boşanma davasının Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi uyarınca kabul edildiğinin anlaşılmasına göre , davalı-karşılık davacının tüm, davacı-karşılık davalının (kadın) ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davalı-karşılık davacının (koca); evlilik birliğine ilişkin ödevlerini yerine getirmediği, eşine "pislik kadın.... terbiyesiz" şeklinde sözler sarfederek hakaret ettiği ve "istemediğini" söyleyip onu kovduğu; davacı-karşılık davalının (kadın) da eşine ve eşinin yakınlarına hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-karşılık davacı (koca), ağır kusurlu ise de, davacı-karşılık davalı (kadın) da kusurludur. Az kusurlu olan, davacı-karşılık davalı (kadın) yararına Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi gereğince uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdiri gerekirken, "eşit kusurlu" olduğu kabul edilerek kadının bu isteklerinin reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/8460, K. 2011/9006, 24 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama