KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/8971 E., 2011/10725 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2011
- Mahkemesi
- İskenderun Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 17.09.2009
- Numarası
- Esas no:2008/33 Karar no:2009/823
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kocanın boşanma davası, tazminatlar, nafakalar ve kusur yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı-davalı kocanın davasına yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı kadın 24.12.2010 tarihli dilekçesi ile davasından feragat ettiğini açıklamıştır. Ancak davalı-davacı kadının boşanma davası temyiz dışı bırakılmak suretiyle kesinleşmiştir. Davadan feragat, kadının kesinleşen boşanma davası hakkında sonuç doğurmaz ise de; boşanmanın eki niteliğinde olan talepler yönünden sonuç doğurur. Bu yönler gözetilerek karar vermek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Dava karşılıklı boşanma davası niteliğindedir.Davalı-davacı (kadın) 24.12.2010 tarihli dilekçesiyle kendi açtıkları karşı boşanma davasından feragat ettiklerini bildirmiştir. Kadının boşanma davasında verilen boşanma hükmü, feragat dilekçesinden önce kesinleşmiş olduğundan feragat sonuç doğurucu nitelikte değildir. Bu yönden değerli çoğunlukla aramızda bir görüş ayrılığı yoktur.
Değerli çoğunluk boşanma için sonuç doğurmayan feragatin fer'i talepler için sonuç doğuracağını kabul ederek, kadının hükmedilen yoksulluk nafakasından da feragat etmiş duruma düşmüş olduğunu benimsemektedir. Bir asıla bağlı olan yan unsurun geleceği asıla bağlıdır.Asıl talep için (boşanma) feragat sonuç doğurmayacağına göre; bağlı talep (yoksulluk nafakası) için de sonuç doğurmaz.
Kaldı ki, yoksulluk nafakası isteminden açık bir feragat de yoktur.(açık bir feragat olsaydı yoksulluk nafakasından feragat mümkün olacaktı) Açıklanan nedenle, kadının diğer temyiz nedenleri de yerinde bulunmadığından hükmün bütünüyle onanması gerektiğini düşünüyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/8971, K. 2011/10725, 16 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama