KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/937 E., 2011/7774 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Kadıköy 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 22.10.2009
- Numarası
- Esas no:2008/127 Karar no:2009/814
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilmiş, davalı temyiz dilekçesinde, davacı da cevap dilekçesinde incelemenin duruşmalı yapılması istemişler.duruşma için belli edilen 15.03.2011 günü, duruşmalı temyiz eden davalı E. Y. vekili Av. O.A.geldi. Karşı taraf davacı O. Y. ve vekili gelmediler. Gelmeyen davacı O.
Y.vekiline çıkartılan murafaa davetiyesinin tebliğ edilemeden iade edildiği görüldü. Bunun üzerine söz alan davalı vekili Av. O. A.; “davacı vekiline 35’e göre murafaa davetiyesi tebliğini” talep etti. Bu talep üzerine gelmeyen davacı vekiline yeniden duruşma günü tebliği için dosya kaleme tevdi edildi. Davalı vekili , daha sonra 16.03.2011 tarihli dilekçesiyle murafaa isteğinden vazgeçtiğini” bildirmiştir.
Bu sebeple murafaa isteğinin reddine evrak üzerinde inceleme yapılmasına karar verildi. Evrak incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle Basel (İsviçre) Şehri Hukuk Mahkemesinin 16.08.2007 tarihli kararıyla tarafların anlaşmaları uyarınca 1.9.2007 tarihinden itibaren ayrı yaşamalarına karar verilmiş, işbu davanın ise 19.02.2008 tarihinde açılmış olmasına, yabancı mahkemenin “ayrı yaşamalarına" ilişkin kararının tarafların anlaşmaları esas alınarak verilmiş bulunmasının, ilerde ortak hayatın yeniden kurulması olasılığının varlığına ilişkin ortak iradeyi gösterdiğine o karardan sonra,
ortak hayatın yeniden kurulması olasılığını kaldıran mahiyette bir hadisenin de ortaya konulmamış bulunmasına göre, davacının temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmemiş, davalının ise, tedbir nafakasına ilişkin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki boşanma sebebinin ispatlanmadığı yönündeki temyiz itirazları yerinde bulunmamıştır.
2-Kolluk araştırmasına ilişkin tutanak ve tanık beyanlarından davalının çalışmadığı anlaşılmaktadır. Davacıda davalının çalışmadığını açıkça ifade etmiştir.Öyleyse davalı yararına dava tarihinden itibaren ve ayrılık süresince uygun miktarda tedbir nafakası takdir edilmesi gerekirken, kadının tedbir nafakası isteğinin reddi doğru değildir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/937, K. 2011/7774, 5 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama